Köken: Arapça ʿāşiḳ + Farsça -āne · Telaffuz: a:şıka:ne
- 1
sıfatÂşığa yaraşır bir biçimde olan
“Sende başka âşıkane müsvedde varsa bana ver.” — Hüseyin Rahmi Gürpınar
- 2
zarfÂşığa yaraşır bir biçimde
“Bir de yağmur sesi var ki Sabahattin ona da âşıkane, mestane kulak kabartır.” — Salâh Birsel