Köken: Farsça çālāk · Telaffuz: ça:la:k, l ve k ince okunur
- 1
sıfat, eskimişEline ayağına çabuk, atik, çevik olan
- 2
sıfatHızlı, tempolu olan
“Bu geceler alafranga musikinin çevik, kuvvetli, cerbezeli ve çalak sesleri, Ada’nın bütün bu Nizam semtini doldururmuş.” — Abdülhak Şinasi Hisar
- 3
zarfEline ayağına çabuk, atik, çevik bir biçimde
“Norveçli bir seyyah gibi çalak, köprüye indim ve vapura bindim.” — Yahya Kemal Beyatlı