- 1
-i, fiilOdun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak
“Avlusunda silahlarını çatmış, ayaklarını germiş askerler var.” — Falih Rıfkı Atay
- 2
Kereste vb.ni birbirine tutturmak
“Kırık tahtaları bir solukta yan yana çattılar.” — Lâtife Tekin
- 3
Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek
“Koca bir nahiye titreştik, odunsuz yattık / O büyük mektebi gördün ya, kışın biz çattık” — Mehmet Akif Ersoy
- 4
Yükü hayvana iki yanlı yüklemek
- 5
Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak
- 6
-e, fiilÜzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak
“Hacı Mustafa bağırıyor, ömründe böyle bir işe çatmadığını söylüyordu.” — Refik Halit Karay
- 7
-e, fiilYazıyla veya sözle sataşmak
“Böyle söyler de sonra yemek biraz azca çıkarsa yahut pek düzgün olmasa aşçıya çatacak gibi olur.” — Memduh Şevket Esendal
- 8
-e, fiilRastlamak, karşılaşmak
“Nerden çattım böylesi bir güzele...” — Cahit Sıtkı Tarancı
- 9
-e, hukuk, fiilGemiler birbirine çarpmak
çatmak ne demek?
fiil·9 anlam·6 harf·çat·mak
“Çatmak” Türkçede fiil olarak kullanılan bir kelimedir. Sözlükte 9 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak”. 6 harf ve 2 heceden (çat-mak) oluşur.