Köken: Farsça çār + çūbe
- 1
isimResim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık
“Duvarda bir çerçeve asılıdır ki çarpıktır, düzeltemezsiniz.” — Refik Halit Karay
- 2
Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık
“Pencerenin geniş çerçevesi yıldız salkımlarıyla dolu.” — Yusuf Ziya Ortaç
- 3
mecazBir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan
“Boğaziçi'nin böyle bir medeniyet çerçevesi içinde geçen hayatı ne güzel ve mükemmeldir.” — Abdülhak Şinasi Hisar
- 4
Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç