Köken: Farsça çār + yek
- 1
sıfatDörtte bir
“Şimdi düşünüyorum da; sabah sabah o çeyrek ekmeği, o çeyrek ekmeğin içindeki sıcak ciğeri ve bir avuç soğan piyazını midemiz acaba nasıl kabul eder, nasıl cayır cayır yanmazdı...” — Sakıp Sabancı
- 2
isim► çeyrek altın
- 3
isimGümüş mecidiyenin dörtte biri değerinde olan beş kuruş
“Şehre vardığım zaman, iki gümüş çeyrekten başka param yoktu.” — Falih Rıfkı Atay
- 4
zarfOn beş dakikalık zaman
“Saatine baktığında dokuza çeyrek vardı ve yaklaşık iki saat boyunca uyumuştu.” — Murat Ağ