Köken: Farsça cufte
- 1
sıfatİkisi bir arada bulunan veya ikili
“Güzel sevme derler nasıl sevmeyim / Kaşlar arasında çifte benler var” — Karacaoğlan
- 2
denizcilikÇift kürekli (sandal, kayık)
- 3
isimAt, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu; tekme
- 4
isimİki namlulu av tüfeği
“Çifteler dolduruldu, horozlar çekildi, iki el silah atıldı.” — Orhan Veli Kanık