öz1
- 1
isim, felsefeBir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı; iç, nefis (I), derun, ruh, varoluş karşıtı
“Özünü bir yerde bırakıp sadece kalıbını gezdirmişti.” — Haldun Taner
- 2
"Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz
“Öz eleştiri, öz yönetim.”
- 3
Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü; hülasa, zübde, ekstre
“Karaciğer özü. Meyve özü. Mısır özü.”
- 4
Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça
- 5
mecazBir şeyin iç yapısını ve ayırt edici özelliğini meydana getiren şey; künh, zübde
“Ortalıktaki krizi sebep gösteriyorlar ama asıl kriz şirketin kendi özünde.”
- 6
bitki bilimiBitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm
“Ağacın çürüğü özünden olur / Yiğidin iyisi sözünden olur” — Halk türküsü