Köken: Arapça şuhret
- 1
isim► ün
“Kıran Bey, çetesinin şöhretini her tarafa yaydı.” — Refik Halit Karay
- 2
Tanınmış, ünlü kimse
“Bu salonda hepsini ilk defa gördüğüm altı şöhret var.” — Yusuf Ziya Ortaç
- 3
Bir kimsenin herkesçe bilinen, onunla meşhur olduğu adı veya lakabı