Köken: Arapça ādem
- 1
isim► insan
“Yemin etme, çarpılacaksın dedim, hiç adama öyle durup dururken lakap takarlar mı?” — Ömer Seyfettin
- 2
Erkek kişi; herif
“İyi bir adam isterse, babası da verirse varacak.” — Memduh Şevket Esendal
- 3
Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse
“Kendisi gayet kibirli, öfkeli olduğu için hizmetçileri ve adamları korkarlar.” — Kemal Tahir
- 4
Birinin yararlandığı, kullandığı kimse
“Hemen hepsi para çevrelerinin adamlarıydı.” — Cemil Meriç
- 5
Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse
“O benim adamımdır, hiçbir ricamı geri çevirmez.”
- 6
Görevli kimse
“Artık şunları toplatsak, dedi, kavasa söyleseniz de bir adam buluverse.” — Refik Halit Karay
- 7
İyi huylu, güvenilir kimse
- 8
Bir alanı benimseyen kimse
“O nasıl harp adamı ise ben de harp adamıyım.” — Ömer Seyfettin
- 9
ağızlardanEşlerden erkek olanı