Köken: Arapça ʿafv + Türkçe etmek · Telaffuz: a'ffetmek
- 1
-i, fiil► bağışlamak
“Açgözlülüğü içeride de dışarıda da affetmeyen gözü tok insanlarız.” — Arif Nihat Asya
- 2
Hoşgörü ile karşılamak; mazur görmek
“Beni affedin, gelemeyeceğim.”
- 3
Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek
“Beni bu çalışmadan bir defalık affedin lütfen.”