Köken: Arapça ʿaʾile · Telaffuz: a:ile
- 1
isim, toplum bilimiEvlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik; ev, familya
“Birbirlerine nasıl tutkun, yangın bir aile olduklarını sayıp döktü.” — Lâtife Tekin
- 2
Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü
“Kendilerinin hangi asil aileye mensup olduklarını bilmiyorum.” — Nâzım Hikmet
- 3
Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü; ev
“Beş dakika sonra bütün aile Macit'in heybesinin etrafını almış, o da her bi¬rine bir şey uzatıyordu.” — Halide Edip Adıvar
- 4
Eşlerden kadın için kullanılan bir söz
“Yalnız dostlarını ve değerli fikir adamlarını değil; kendini, ailesini ve çocuklarını bile bir an düşünmedi.” — Yahya Kemal Beyatlı
- 5
Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü
- 6
Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu; familya