almak ne demek?

fiil30 anlam5 harfal·mak

“Almak” Türkçede fiil olarak kullanılan bir kelimedir. Sözlükte 30 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak”. 5 harf ve 2 heceden (al-mak) oluşur. Kelimeyle ilgili 26 deyim ve atasözü vardır.

  1. 1

    -i, fiilBir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak

    “Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı.” — Necati Cumalı
  2. 2

    nesnesiz, fiil► satın almak

  3. 3

    nesnesiz, fiilBir yeri ele geçirmek

    “Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş.” — Ömer Seyfettin
  4. 4

    -i, -den, fiilBir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak

    “Çocuğu okuldan aldı.”
  5. 5

    Birlikte götürmek

  6. 6

    nesnesiz, fiilİçine sığmak

    “Bu kavanoz iki kilo bal alır. Bu salon bin kişi alır.”
  7. 7

    -e, nesnesiz, fiilKabul etmek; ahzetmek

  8. 8

    nesnesiz, fiilBir şey kendine ulaştırılmak, iletilmek

    “Mektup almak. Haber almak.”
  9. 9

    nesnesiz, fiilİçeri girmek veya sızmak

    “Gemi su alıyor. Fotoğraf makinesi ışık almış, film yanmış.”
  10. 10

    nesnesiz, fiilErkek, birisiyle evlenmek

    “O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü.” — Memduh Şevket Esendal
  11. 11

    -i, nesnesiz, fiilSürükleyip götürmek

    “Öküzü sel aldı, harmanı yel aldı.”
  12. 12

    nesnesiz, fiilBir şeyi kazanmak, elde etmek

  13. 13

    nesnesiz, fiilZararlı, tehlikeli bir şeye uğramak

    “Ceza almak.”
  14. 14

    -i, nesnesiz, fiil► kaplamak

    “Burayı kötü bir koku aldı, durulamaz hâle geldi.”
  15. 15

    -den, fiil► kısaltmak

    “Ceketin boyundan almak.”
  16. 16

    nesnesiz, fiil► yolmak

    “Kaş almak.”
  17. 17

    ... ile temizlemek

    “Karyolanın altını süpürge ile al.”
  18. 18

    -e, -i, fiilİçeri girmesini sağlamak

    “Sevdiği delikanlıyı gece evine almış.” — Necati Cumalı
  19. 19

    nesnesiz, fiilTat veya koku duymak

    “Lena çoktan yemeği pişirmiş, ortalığı, insanı acıktıran bir koku almıştı.” — Yaşar Kemal
  20. 20

    -i, -de, fiilYol gitmek, mesafe katetmek

    “O yolu bir saatte alırsınız.”
  21. 21

    -i, -den, fiilBir şey çalmak

    “Cebimden saatimi almışlar.”
  22. 22

    Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak

    “Dalağını aldılar.”
  23. 23

    nesnesiz, fiilMotor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek

    “Savcı yardımcısı gaza bastı, motor almadı. Bir daha bastı, yine almadı.” — Haldun Taner
  24. 24

    nesnesiz, fiilGöreve, işe başlatmak

    “Yeni bir kapıcı aldı.”
  25. 25

    -den, fiilGörevden, işten çekmek

  26. 26

    nesnesiz, fiil► başlamak

    “Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur” — Halk türküsü
  27. 27

    nesnesiz, fiilİçecek veya yiyecekten bir parça içmek veya yemek

    “Tadına bakmak için bir yudum aldım.”
  28. 28

    nesnesiz, -den, fiilKazanç sağlamak

    “Bir pantolondan beş yüz lira alıyorlar.”
  29. 29

    Etkisini azaltmak

    “İçine biraz su koy, tuzunu alır.”
  30. 30

    Yer değiştirmek

Almak ile ilgili atasözleri ve deyimler

Almak ile kurulan birleşik kelimeler