Köken: Farsça āyīne
- 1
isimIşığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam; gözgü, mirat
“Bir elinde cımbız, bir elinde ayna / Umurunda mı dünya?” — Orhan Veli Kanık
- 2
Karagöz oyununda perde
- 3
Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha
“Kapı kanadının aynası. Çeşmenin aynası.”
- 4
Atların diz kapağı
- 5
sıfat, argoİyi bir durumda
“İşimiz ayna.”
- 6
mecazBir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey
“Bir ülkenin sanat ve kültür hayatı bir bakıma o ülkenin uygarlık aynasıdır.” — Haldun Taner
- 7
denizcilikKüreğin yassı uç bölümü
- 8
denizcilikGemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün
- 9
denizcilikAkıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı