Köken: Arapça ʿazīz · Telaffuz: azi:zi
- 1
isim► ermiş
“Şark’a senin uluların kimlerdir, diye sorarsanız size pederşahları, peygamberleri, azizleri sayar.” — Sâmiha Ayverdi
- 2
Hristiyanlıkta kilise tarafından din büyüğü olarak kabul edilen kimse
“Burada onun adıyla başka bir aziz yatıyor gerçi ama tapınakların en ulusu içinde bir Krezüs hazinesinin ortasına gömülmüş...” — Selâhattin Batu
- 3
sıfatSevgide üstün tutulan, değerli ve mukaddes olan; muazzez
“Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.” — Atatürk
- 4
sıfatSaygı duyulan, hürmet edilen (kimse); muazzez