Köken: Arapça basīṭ
- 1
sıfatYapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan; amiyane
“İşte en basit bir sebep. Belki sadeliğinden tuhaf geliyor insana.” — Necip Fazıl Kısakürek
- 2
Kolay bir biçimde olan
“En basit şeyi yazamayacak kadar cahildi.” — Haldun Taner
- 3
mecazSüsü, gösterişi olmayan
“Üstünde basit ve kapalı bir çarşaf vardı.” — Aka Gündüz
- 4
mecazBilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz olan
“Bu, fikirsiz, basit ve masum bir çocuk hafifliği değildi.” — Reşat Nuri Güntekin
- 5
mecazHer zaman rastlanandan farklı bir özelliği olmayan
“Bu basit takılmalar, her seferinde onları güldürdü.” — Necati Cumalı
- 6
► yalınç