Köken: Arapça belāġat · Telaffuz: bela:gat, l ince okunur
- 1
isimİyi konuşma, sözle inandırma yeteneği
“Gülünç olduğu kadar hazin bir belagati varmış.” — Halit Fahri Ozansoy
- 2
eskimişSöz sanatlarını inceleyen bilgi dalı; retorik
- 3
edebiyatKonuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiçbir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak, düzgün anlatma sanatı
“Hakikati ifade için yazıdan ziyade resmin belagatine müracaat daha doğru olacak.” — Sermet Muhtar Alus
- 4
mecazBir şeyde gizli olan derin anlam
“Sükûtun belagati.”