Köken: Farsça berāber · Telaffuz: bera:ber
- 1
zarfBirlikte, bir arada; bir
“Hayata beraber başladığımız / Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir” — Cahit Sıtkı Tarancı
- 2
-e rağmen, -e karşın
“O günkü birdirbirler, köşe kapmacalar, esir almacalar çocukça olmakla beraber herhâlde daha erkekçeydi.” — Arif Nihat Asya
- 3
isimAynı düzeyde olma
“Bina taş ... duvarları kalın, pencereleri küçük, sağırı çok, merdiveni yok, toprakla beraber.” — Hüseyin Rahmi Gürpınar