Köken: Arapça bereket
- 1
isimAlışılandan veya beklenilenden fazla olma durumu; artağanlık, bolluk, feyiz, feyezan
“Çocuk gönlüm kaygılardan azade / Yüzlerde nur, ekinlerde bereket” — Orhan Veli Kanık
- 2
ağızlardan► yağmur
“Bereket yağıyor.”
- 3
zarfİyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda
“Bereket, o sıralarda henüz bu sözü bilmiyordum.” — Erhan Bener