- 1
isimSayıların ilki; yek
- 2
Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı
- 3
sıfatBu sayı kadar olan
“Bir kalem.”
- 4
zarf► beraber
“Hep biriz, ayrılmayız.”
- 5
sıfatHerhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı)
“Aydınlık bir odada, iki duvarın kesiştiği köşede zayıf, yaşlı bir adam yatıyordu.” — Ayla Kutlu
- 6
sıfatEşi bulunmayan
“Allah tektir ve birdir, amenna!” — Ahmet Kabaklı
- 7
sıfatDeğer, önem ve nitelik bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer
“Bu kalemlerin ikisi birdir, hangisini isterseniz alınız.”
- 8
sıfatOrtaklaşa olan
“Bizim kesemiz birdir.”
- 9
zarfBir kez
“Şunu bileniniz varsa bir anlatın, dedi.” — Kemal Tahir
- 10
zarf► yalnızca
“İsterseniz ondan sonra bizi öldürün, yapmadığınız bir bu kaldı, onu da yapın!” — Sabahattin Ali
- 11
Sıfat, isim veya zarf olan bir kelimenin başına geldiğinde kelimenin anlamını güçlendirir
“Feyyaz bir sabah yataklı Ankara ekspresiyle öyle bir geldi ki… Gayet şık giyinmiş.” — Yılmaz Çetiner
“Hele de sohbeti bir tatlı, bir tatlı... Nasıl anlatsam...” — Ali Balkız
“Abdülsabir Nuh Efendi’nin küçük kızı Zarife eve öyle bir giriş girdi ki akşam namazını kılan annesi Adalet Hanım kızın çığlıklarından şaşırıp namazı bozdu.” — Kerime Nadir
bir ne demek?
isim, sıfat, zarf·11 anlam·3 harf·bir
“Bir” Türkçede isim, sıfat ve zarf olarak kullanılan bir kelimedir. Sözlükte 11 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “Sayıların ilki; yek”. 3 harf ve 1 heceden (bir) oluşur. Kelimeyle ilgili 143 deyim ve atasözü vardır.
Bir ile ilgili atasözleri ve deyimler
- ... bir hâl almak (hâle girmek)
- bir ... bir (veya bir de)
- bir abam (postum) var atarım, nerede olsam yatarım
- bir adama kırk gün ne dersen o olur
- bir ağaçta gül de biter diken de
- bir ağızdan çıkıp bin dile yayılır
- bir anaya bir kız, bir kafaya bir göz
- bir arpa boyu (gitmek veya yol almak)
- bir aşağı bir yukarı
- bir ayağı çukurda olmak
- bir ayak üstünde bin yalan söylemek
- bir ayak üstünde kırk yalanın belini bükmek
- bir ayak üzerinde (veya üstünde)
- bir baba dokuz evladı besler, dokuz evlat bir babayı beslemez
- bir baltaya sap olamamak
- bir bardak suda fırtına koparmak
- bir başa bir göz yeter
- bir başka (olmak)
- bir baştan (veya uçtan) bir başa (veya uca)
- bir ben, bir de Allah bilir
- bir biçimine getirmek
- bir boka yaramamak
- bir bu eksikti
- bir çatı altında (olmak veya bulunmak)
- bir çekirdek geri kalmamak
- bir çiçekle bahar (veya yaz) olmaz
- bir çöplükte iki horoz ötmez
- bir çuval inciri berbat etmek
- bir dalda durmamak
- bir de
- bir dediği bir dediğini tutmamak
- bir dediği iki olmamak
- (birinin)bir dediğini iki etmemek
- bir deli kuyuya bir taş atar, kırk akıllı çıkaramazmış
- bir deri bir kemik (kalmak)
- bir dikili ağacı olmamak
- bir dikiş kaldı
- bir dokun bin ah işit (veya dinle) (kâseifağfurdan)
- bir don bir gömlek
- bir dostluk kaldı!
- bir dönüm güzlük on dönüm yazlığa bedeldir
- bir dudağı yerde bir dudağı gökte
- bir düşüncedir (veya düşünce) almak
- bire ... vermek
- bire beş katmak
- bire bin katmak
- bir el bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkar
- bir elini bırakıp ötekini öpmek
- bir elinin verdiğini öbür elin görmesin
- bir elin nesi var, iki elin sesi var
- bir elin sesi çıkmaz
- bir eli yağda bir eli balda (olmak)
- bir elle verdiğini öbür elle almak
- bir elmanın yarısı o, yarısı bu
- bir fende kazık kakmak (veya çakmak)
- bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır
- bir fit bin büyü yerine geçer
- bir gömlek aşağı
- bir gömlek fazla eskitmiş olmak
- bir görüş bir kör biliş
- bir göz ağlarken öbür göz gülmez
- bir göz gülmek
- bir gülmedir almak (veya tutmak)
- bir hâl olmak
- bir hiç uğruna
- bir hizaya gelmek
- biri bilmeyen bini hiç bilmez
- bir içim su (gibi olmak)
- bir iğne bir iplik olmak
- bir ilke imza atmak
- bir inat, bir murat
- bir işaretine bakmak
- bir işi başından kesmek
- bir iş olmak
- bir iştir oldu
- bir kafada olmak
- bir kapıya çıkmak
- bir karıyla bir koca, dırdır eder her gece
- (elinden gelse veya bıraksalar)bir kaşık suda boğmak
- bir kazanda kaynamak
- bir kenara atılmak
- bir kenarda durmak
- bir kıza dünür düşmek
- bir kızı bin kişi ister, bir kişi alır
- bir kolayını aramak
- bir kolayını bulmak
- bir kol çengi
- bir koltuğa iki karpuz sığmaz
- bir korkak bir orduyu bozar
- bir koyundan iki post çıkarmak
- bir Köroğlu, bir Ayvaz
- bir köşeye atılmak
- (bir şeyi)bir köşeye atmak
- bir köşeye çekilmek
- bir köşeye koymak
- bir köşeye oturmak
- bir köşeye sinmek
- bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır (veya dokunur)
- bir kulağından girip öbür kulağından çıkmak
- bir kurşun atımı
- bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır
- bir mum al da derdine yan
- bir noktaya kadar
- bir o kadar
- bir olmak
- bir o yana, bir bu yana
- bir papel (veya pul) etmemek
- bir pula satmak
- bir selam bin hatır yapar
- bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge, sonunda yakalanırsın çekirge (veya üçüncüsünde avucuma düşersin çekirge)
- bir sıkımlık canı olmak
- bir söylemek pir söylemek
- bir söyle on dinle
- bir sözünü (veya dediğini) iki etmemek
- bir sürçen atın başı kesilmez
- bir şey (veya şeyler) olmak
- (bir şeyden)bir şey anlamamak
- bir şeye benzememek
- bir şeyler, bir şeyler
- bir şey sanmak
- bir şey söylemek
- bir şey yapmak
- bir tanem
- bir tarafa bırakmak (veya koymak)
- bir tarakta bezi olmamak
- bir taşla iki kuş vurmak
- bir tat, bin feryat
- bir tek
- bir tek atmak
- bir tepe yıkılır, bir dere dolar
- bir torba kemik
- bir tuhaflığı olmak
- bir tutmak (veya görmek)
- bir varmış bir yokmuş
- bir yakadan baş çıkarmak
- bir yastığa baş koymak
- bir yastıkta kocamak
- bir yaşına daha girmek
- bir yemem diyenden kork, bir oturmam diyenden
- bir yere kadar
- bir yiyip bin şükretmek
- bir yol tutturmak
- bir yolunu bulmak
Bir ile kurulan birleşik kelimeler
- bir ağızdan
- bir alay
- bir âlem
- bir an
- bir anlamda
- bir anlık
- bir ara
- bir aralık
- bir araba
- bir arada
- bir atımlık
- bir avuç
- bir ayak evvel
- bir ayak önce
- biraz
- bir bakıma
- bir başına
- bir başkası
- bir bir
- bir boy
- bir çenekliler
- bir çenetli
- bir çırpıda
- bir çift
- bir çuval dolusu
- bir daha
- bir damla
- bir defa
- bir defacık
- bir derece
- bir diğeri
- bir dikişte
- bir dirhem
- bir dizi
- bir dolu
- bir düzine
- bir düziye
- bir evcikli
- bir gıdım
- bir gözeli
- bir gün
- bir güzel
- bir hamlede
- bir hayli
- bir hoş
- bir hücreli
- bir iki
- birkaç
- bir kalem
- bir karar
- bir karış
- bir kere
- bir koşu
- bir küme
- bir lahza
- bir lokma
- bir milyonluk
- bir müddet
- bir nebze
- bir nefes
- bir nevi
- bir nice
- bir numara
- bir ölçüde
- bir örnek
- bir paralık
- bir parça
- bir parmak
- bir sıra
- bir solukta
- bir süre
- bir sürü
- bir tabur
- bir tahtada
- birtakım
- bir tane
- bir temiz
- bir terimli
- bir tomar
- bir tuhaf
- bir tutam
- bir türlü
- bir vakit
- bir yana
- bir yanda
- bir yandan
- bir yığın
- bir yol
- bir yudum
- bir zahmet
- bir zaman
- birdenbire
- birdirbir
- birebir
- bire bir
- bire bir eşleme
- ağzı bir
- arada bir
- ayda yılda bir
- binbir
- binde bir
- daha bir
- elde bir
- ellibir
- hangi bir
- hep bir ağızdan
- her bir
- herhangi bir
- hiçbir
- ikide bir
- kapı bir komşu
- kırkyılda bir
- nisan bir
- nisan bir şakası
- onbiraylık
- şöyle bir
- yirmibir
- ikide birde
- başka biri
- hiçbiri