- 1
sıfatİçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan; hali, tehi, tıngır, dolu (II) karşıtı
“Komşular bir şey anlamasın diye ateşte boş tencere kaynattığım zamanları bilirim, yine de babamın koskoca konağını terk etmemiştim.” — Peride Celal
- 2
isimKullanıldıktan sonra içinde bir şey kalmayan, kirli bardak, çanak vb. kap
“Tam bu sırada yanlarından elindeki tepside boşlarla ortalıkçı bir çocuk geçmektedir.” — Tarık Buğra
- 3
Sürülüp ekilmemiş toprak
- 4
zarfHerhangi bir iş yapmadan, çalışmadan
“Ben hiç hayatımda böyle yarım saat boş oturmadım…” — Atilla Dorsay
- 5
mecazGörevlisi olmayan (iş, görev); münhal
“Boş kadro.”
- 6
isim, mecazYapılacak iş olmama durumu
“Bugün sabah boşum, gelebilirsin.”
- 7
mecazGerçeğe dayanmayan
“Bütün bunlar güneşli ve rüzgârlı bir günün boş vaatleri miydi?” — Nâzım Hikmet
- 8
mecazHerhangi bir bilgisi olmayan
“Daha meselesiz, daha cahil, daha boş, daha yakışıklıydılar.” — Sait Faik Abasıyanık
- 9
mecazBir işe yaramayan, yararı olmayan
“Yaşlı başlı insanlarız, dedi. Birbirimizi boş tesellilerle aldatacak değiliz.” — Reşat Nuri Güntekin
- 10
zarf, mecazHabersiz, hazırlıksız bir biçimde
“Tatar dilencinin küfürlerine işte böyle boş yakalandım.”
boş ne demek?
sıfat, isim, zarf·10 anlam·3 harf·boş
“Boş” Türkçede sıfat, isim ve zarf olarak kullanılan bir kelimedir. Sözlükte 10 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan; hali, tehi, tıngır, dolu (II) karşıtı”. 3 harf ve 1 heceden (boş) oluşur. Kelimeyle ilgili 36 deyim ve atasözü vardır.
Boş ile ilgili atasözleri ve deyimler
- boşa almak
- boşa çıkarmak
- boşa çıkmak
- boşa gitmek
- boşa koysan dolmaz, doluya koysan almaz
- boş atıp dolu tutmak (veya vurmak)
- boşa vermek
- boş başak dik durur
- boş bırakmak
- boş bırakmamak
- boş bulunmak
- boş çıkmak
- boş çıkmamak
- boş çuval ayakta (veya dik) durmaz
- boş dönmek
- boş durmak
- boş durmamak
- boş düşmek
- boş geçmek
- boş gezenin boş kalfası
- boş gezmek (veya gezinmek)
- boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir
- boş gözlerle bakmak
- boş ite menzil olmaz
- boş kalmak
- boş kile, dipsiz ambar
- boş konuşmamak
- boş koymak
- boş ol (veya olsun)
- boş oturmak
- boşta gezmek
- boşta kalmak
- boş torba ile at tutulmaz
- boş ver!
- boş vermek
- boş yerine vurmak