boylamak1
- 1
-i, fiilBoy ve hacmine göre ayırmak
- 2
mecazİstemeyerek bir yere gitme durumunda kalmak
“İkiniz de hapsi boylarsınız.” — Attilâ İlhan
- 3
mecaz► düşmek
“Ayağı kaydı, yeri boyladı.”
- 4
Herhangi bir yere erişmek, ulaşmak
“Fakat o doludizgin kırkı boylamış bir ateşle par par yanıyordu.” — Reşat Nuri Güntekin