- 1
isim, anatomiAlınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı; koku alma organı
“Uzun, ince, hep burun kanatları titreyen burnu, bir tilki burnu gibi durmadan koku arar duygusunu uyandırıyordu insanda.” — Yaşar Kemal
- 2
Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü
“Kadıköy vapurunun güvertesinde, paltoma bürünmüş, gidip ta burna oturmuştum.” — Haldun Taner
- 3
mecazBüyüklük taslama
“Burnundan yanına varılmıyor.”
- 4
coğrafyaDeniz içine uzanmış ince ve uzun kara parçası
“Güney kıyıları dantel gibi girintili çıkıntılı olduğu için kimi burnu aşarken denizden ayrılıyoruz.” — Halikarnas Balıkçısı
burun ne demek?
isim·4 anlam·5 harf·bu·run
“Burun” Türkçede isim olarak kullanılan bir kelimedir. Sözlükte 4 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı; koku alma organı”. 5 harf ve 2 heceden (bu-run) oluşur. Kelimeyle ilgili 37 deyim ve atasözü vardır.
Burun ile ilgili atasözleri ve deyimler
- burnu bile kanamamak
- burnu büyümek
- burnu çenesine değmek
- burnu Kafdağı'na çıkmak (veya varmak)
- burnu Kafdağı'nda (olmak)
- burnu kırılmak
- burnuna girmek
- burnuna halkayı takmak
- burnuna karıncalar dolmak
- burnuna koymak
- burnuna pis (veya kötü) kokular gelmek
- (birinin) burnundan ayrılmamak
- burnundan düşen bin parça olmak
- burnundan fitil fitil gelmek
- burnundan gelmek
- burnundan getirmek
- burnundan kıl aldırmamak
- burnundan solumak
- burnundan yakalamak
- burnunda tütmek
- burnunu çekmek
- burnunu kırmak
- burnunun dibine sokulmak
- burnunun dikine (veya doğrusuna) gitmek
- burnunun ucundan ötesini (veya ilerisini) görmemek
- burnunun ucunu görmemek
- burnunun yeli harman savurmak
- burnunun yeli kırılmak
- burnunu sıksan canı çıkacak
- burnunu sokmak
- burnunu sürtmek (veya burnu sürtülmek)
- burnu sızlamak
- burnu yere düşse almaz
- burun bükmek
- burun kıvırmak
- burun şişirmek
- burun yapmak