Köken: Farsça cānbāz
- 1
isimYerde ve tel, at, bisiklet, ip, at vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse; akrobat
“Önüne getirilen ata bir cambaz çevikliğiyle atladı.” — Ömer Seyfettin
- 2
At alıp satan veya yetiştiren kimse
“Bitişik komşumuz cambaz İbrahim -bizde at alıp satanlara cambaz derler- hacca gitti, geldi.” — Memduh Şevket Esendal
- 3
Hayvan alıp satan veya yetiştiren kimse
“Bir gün Nasrettin Hoca'ya, beyaz bir keçi satmış cambazın biri, Buhara mal pazarında...” — Şadi Cındık
- 4
tarihOsmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik
- 5
sıfat, mecazKurnaz, hileci olan
“O cambaz adamdır, güvenilmez.”