Köken: Farsça cānāver
- 1
isimMasallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan
“Sen bir ahu gibi dağdan dağa kaçsan da yine / Seni aşkım canavarlar gibi takip edecek” — Faruk Nafiz Çamlıbel
- 2
sıfat, mecazAcımasız, kötü ruhlu, zalim (kimse)
“Seni bu canavardan kurtarmak istiyorum. Onu uçuruma iteyim mi?” — Halide Edip Adıvar
- 3
mecaz► köpek balığı
“Balıklara canavar hücum etmesin diye göz kulak olurmuş.” — Sait Faik Abasıyanık
- 4
mecazHaşarı, yaramaz çocuk
- 5
ağızlardanKurt, domuz vb. cana kıyan yaban hayvanı
“Koyunların memelerini bir kere ya çekmişler ya çekmemişler ki canavar göz alıcı bir kükreyişle suyu geçmeye başlamış.” — Bilge Seyidoğlu
- 6
sıfatHerhangi bir şeye çok düşkün olan
“Kurabiye canavarı.”