Köken: Arapça cemāʿat · Telaffuz: cema:at
- 1
isimBir araya gelmiş, toplanmış insanlar
“Sonra, dağılmayan, etrafını saran cemaate dönüyor.”
- 2
İnsan kalabalığı, topluluk
“Sonra, dağılmayan, etrafını saran cemaate dönüyor.” — Tarık Buğra
- 3
Bir dinden veya bir soydan olanların topluluğu
“Önde Rum patriği, arkada bütün cemaatlerin patrikleri, hepsi sırma esvaplı ve altın taçlı, sopalarını taşa vurarak mezarın etrafını tavaf ettiler.” — Falih Rıfkı Atay