Köken: Arapça cemʿiyyet
- 1
isim► dernek
“Gazi'nin reisliği altında bir Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti var.” — Etem İzzet Benice
- 2
eskimiş► düğün
“Bohçacı hanım, cemiyetin nerede olacağını öğrenip yarın haber getirmeyi vadetmişti.” — Sermet Muhtar Alus
- 3
eskimişBir olayı veya kişiyi kutlamak amacıyla bir araya gelen topluluk
“Bir hafta olmazdı ki bir mektebe başlama, bir sünnet, bir düğün, bir lohusa cemiyeti görmeyelim.” — Ömer Seyfettin
- 4
eskimiş► yüksek sosyete
- 5
edebiyatBirbirine uygun veya zıt anlamlı kelimeleri tenasüp, tezat sanatları yoluyla bir araya getirme
- 6
toplum bilimi► toplum
“Sanatkârın, asıl cemiyete nüfuz eden büyük bir muallim olduğunu bilmemiz lazımdır.” — Asaf Halet Çelebi