Köken: Arapça cennet
- 1
isim, din bilimiDinî inanışlara göre imanlı ve iyi kimselerin ölümden sonra Allah tarafından mükâfat olarak konulacakları ve içinde ebediyen yaşayacakları, her türlü tasavvurun üstünde güzellik ve nimetlerle dolu yer; uçmak (II), behişt
“Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri / İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni” — Yunus Emre
- 2
mecazHerhangi bir şeyden fazlasıyla bulunan yer
“Kitap cenneti.”
- 3
mecazHerhangi bir şeyin kolayca yapıldığı yer
“Turizm cenneti.”
- 4
sıfat, mecazÇok güzel, huzur veren (yer)
“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?” — Mehmet Akif Ersoy