Köken: Arapça cesūr + Farsça -āne · Telaffuz: cesu:ra:ne
- 1
sıfat, eskimişCesura yakışan
“Cesurane ve daha ziyade ısrara bırakmayan bir katiyetle yalan söyledim.” — Halit Ziya Uşaklıgil
- 2
zarf► cesurca
“Süratle merdivenleri çıktı, cesurane idare heyeti odasına girdi.” — Reşat Nuri Güntekin