- 1
isimDökülmüş, saçılmış şeyler
“Onlar kendi küfleri, kendi yırtık pırtıkları, kendi döküntüleriyle yaşayabiliyorlar.” — Yahya Kemal Beyatlı
- 2
Bir topluluktan geri kalmış kimseler
- 3
► bozuntu
- 4
Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi
- 5
Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı
- 6
mecazDeğersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse
“Meşrutiyete uygun yönetim, yurt hainlerinin döküntüleriyle kurulamaz.” — Hüseyin Cahit Yalçın
- 7
sıfat, mecazİşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat olan
“Şoföre önce kentin en döküntü mahallelerinin adını söylediler.” — Çetin Altan
- 8
tıpBazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti
- 9
coğrafyaParçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer
döküntü ne demek?
isim, sıfat·9 anlam·7 harf·dö·kün·tü
“Döküntü” Türkçede isim ve sıfat olarak kullanılan bir kelimedir. Sözlükte 9 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “Dökülmüş, saçılmış şeyler”. 7 harf ve 3 heceden (dö-kün-tü) oluşur.