düşmek ne demek?

fiil32 anlam6 harfdüş·mek

“Düşmek” Türkçede fiil olarak kullanılan bir kelimedir. Sözlükte 32 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek”. 6 harf ve 2 heceden (düş-mek) oluşur. Kelimeyle ilgili 3 deyim ve atasözü vardır.

  1. 1

    -e, fiilYer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek

    “Havada uçan kuş, vurulmuş gibi birdenbire sokağa düşüyor.” — Reşat Nuri Güntekin
  2. 2

    -den, fiilDurduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek

    “Çocukken ağaçtan düşüp ayağım kırılmıştı da ağlayamamıştım.” — Sait Faik Abasıyanık
  3. 3

    Yere devrilmek, yere serilmek; boylamak (I)

    “Çocuk koşarken yere düştü.”
  4. 4

    Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak

  5. 5

    Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak

  6. 6

    Kar, yağmur vb. yağmak

    “Dağlara kar düştü.”
  7. 7

    Vurmak, değmek, rastlamak

    “İnce uzun dallı badem ağaçlarının alaca gölgeleri sahile inen keçi yoluna düşüyordu.” — Ömer Seyfettin
  8. 8

    nesnesiz, fiilVakti gelmeden ölü doğmak

  9. 9

    -den, fiilAtlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak

    “Kitabın yeni baskısında buradan bir kelime düşmüş.”
  10. 10

    nesnesiz, fiil► eksilmek

    “Gündelikleri yarı yarıya düşmüştü.” — Necati Cumalı
  11. 11

    Aşırı ilgi veya sevgi göstermek

    “Sen bu işin üstüne çok düştün.”
  12. 12

    Uğramak, kapılmak

    “Kadınlar yeni baştan telaşa, heyecana, korkuya düştüler.” — Aka Gündüz
  13. 13

    Yakışmak, uygun gelmek

    “Bu resim buraya iyi düştü.”
  14. 14

    Yakışık almak

    “Bize düşen, medeniyetin zorlamaları karşısında bir ayıklamayı başarabilmek olmalıdır.” — İsmet Özel
  15. 15

    Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak

    “Bana arada bir bakkaldan tuz, limon almak düşüyor, o kadar.” — Haldun Taner
  16. 16

    Bir yerde bulunmak

    “Birlikte evden çıkmışlar, limanda iskelenin karşısına düşen kahveye doğru yürümüşlerdi.” — Necati Cumalı
  17. 17

    Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak

    “O asker, gittiğimiz yerde bir aralık benim bölüğüme düşmüştü.” — Reşat Nuri Güntekin
  18. 18

    Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak

    “Mirastan ona bu ev düştü.”
  19. 19

    Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak

    “Bu yaşta mahkemelere düşmek...” — Sait Faik Abasıyanık
  20. 20

    nesnesiz, fiilİşbaşından uzaklaşmak

    “Kabine düştü.”
  21. 21

    nesnesiz, fiilHızı, gücü, değeri azalmak

    “Arabanın hızı düştü. Paranın değeri düştü.”
  22. 22

    nesnesiz, fiilIsı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak

    “İki gün içinde ateş düştü; ağrılar, sızılar hafifledi.” — Reşat Nuri Güntekin
  23. 23

    nesnesiz, fiilDüşkün, fakir vb. duruma gelmek

    “Babam balıkçı amma vaktiyle zenginmiş efendim. Sonradan düşmüş.” — Reşat Nuri Güntekin
  24. 24

    Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek

    “Bir rastlantı sonucu aralarına düşmüştüm.” — Haldun Taner
  25. 25

    Belirli zamana rastlamak

    “Babasının Sütlüce'de yeni bir ev alması bu tarihlere düşer.” — Memduh Şevket Esendal
  26. 26

    nesnesiz, fiilFırsat çıkmak

    “Bir kelepir düştü.”
  27. 27

    nesnesiz, fiilOlmak, olumsuz bir duruma girmek

    “Yorgun düşmek. Zayıf düşmek. Şehit düşmek. Esir düşmek.”
  28. 28

    nesnesiz, fiilSavaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak

    “Medine'nin düştüğünü söylemek istedim.” — Falih Rıfkı Atay
  29. 29

    Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil

    “Önüne, peşine, arkasına düşmek.”
  30. 30

    nesnesiz, fiilKötü yola girmek

    “Düşmüş kadınları bu dönemin yazarlarının yücelterek duygudaşlıkla çizdiklerini görüyoruz.” — Metin And
  31. 31

    Alışmak, müptela olmak

  32. 32

    teknikTelefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak

Düşmek ile ilgili atasözleri ve deyimler

Düşmek ile kurulan birleşik kelimeler