Köken: Arapça ḍalālet · Telaffuz: dala:let, l ince okunur
- 1
isim, eskimişSapkınlık, doğru yoldan ayrılma
“Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.” — Atatürk