dar1
- 1
sıfatİçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan; sıkı, geniş ve bol karşıtı
“Bütün gece eski kentin dar sokaklarında dolaştım.” — Adalet Ağaoğlu
- 2
Genişliği az veya yetersiz olan; daraç, ensiz, mikro
“Dar ayakkabı.”
- 3
Az, sınırlı olan; ölçülü
“Dar ve alıştığımız çerçeve içinden çıkmak bizi şaşırtacağı için onu istemeyiz.” — Asaf Halet Çelebi
- 4
mecazSıkıntılı olan
“Dar bir gün gelmiş, birinden üç beş kuruş almışım, bundan ne çıkar?” — Memduh Şevket Esendal
- 5
mecazYetersiz olan
“Bazıları mefkûrenin enginliğini ve azametini tamamıyla kavrayamayacak derecede dardırlar.” — Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- 6
zarf► ancak
“En sonra, pek çok sıkılan çocukların zoru ile akşam altı postasına dar yetiştiler.” — Memduh Şevket Esendal