Köken: Arapça ṭabl + Farsça -bāz
- 1
isimMutfak duvarlarında ocak, fırın vb.nin dumanlarını ve kokularını toplayıp bacaya vermeye yarayan aspiratör ile donatılmış, piramidimsi biçimde çıkıntı
“Bu iş tamamlanınca köyün marangozu gelir, ocağın önündeki davlumbazı ve onun çevresini kuşatan rafları, bir de makat dedikleri yerli kereveti yapar.” — Cahit Uçuk
- 2
Yandan çarklı vapurların çarklarını örten yarım daire biçimindeki kapak
“Ben bir şey söylemeden hızla uzaklaştı davlumbazdan.” — Zeyyat Selimoğlu
- 3
Otomobillerin tekerleklerini örten yarım daire biçimindeki kapak