Köken: Arapça defʿ + Türkçe etmek · Telaffuz: de'fetmek
- 1
nesnesiz, fiil► kovmak
“Eğer buraya karşı bir tecavüze kalkışırlarsa defedeceğim.” — Aka Gündüz
- 2
-i, fiil► savmak
“Tedhiş kasırgasını üzerlerinden defetmek için hiçbir gösterişi esirgemediler.” — Falih Rıfkı Atay
- 3
► savuşturmak