Köken: Arapça delālet · Telaffuz: dela:let, l ince okunur
- 1
isim, eskimiş► kılavuzluk
“Hemşehrilerinden birinin delaletiyle senet sahiplerinin her birini ayrı ayrı öğrendi.” — Ercüment Ekrem Talu
- 2
mecaz► işaret
“Bu söz, Hamdi Bey’in öfkesini alt ettiğine delaletti.” — Kemal Tahir