Köken: Arapça delīl
- 1
isimİnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz
“Milletlerin hürriyet için yaptıkları fedakârlıklardan canlı deliller gösteriyordu.” — Peyami Safa
- 2
hukuk► kanıt
“Elde hiçbir delil olmadığı için serbest bırakıldı.” — Sait Faik Abasıyanık
- 3
eskimiş(deli:li) ► kılavuz