demek1
- 1
nesnesiz, fiilSöylemek, söz söylemek; eyitmek
“Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar.” — Burhan Felek
- 2
-e, fiilAd vermek
“Sana Kervankıran derler / Bana dertli Kerem derler” — Halk türküsü
- 3
Bir dilde karşılığı olmak
“Kamer `ay` demektir.”
- 4
Herhangi bir ses çıkarmak
“Küt dedi, düştü.”
- 5
-e, fiilHerhangi bir kanıya, yargıya varmak
“Bu işe herkes ne der?”
- 6
... diye düşünmek
- 7
► erişmek
“Saat yedi dedi mi uyanırım.”
- 8
Bir işe kalkışmak, yeltenmek
“Allah aşkına, boğuşmaya falan kalkayım deme.” — Reşat Nuri Güntekin
- 9
Saymak, kabul etmek
“Yarım milyon dediğin nedir?” — Memduh Şevket Esendal