Köken: Fransızca dépôt · Telaffuz: de'po
- 1
isimKorunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer; ardiye, hazne
“Kıyıda kapıları, kepenkleri kapalı, birkaç ev ve depo sıralanıyordu.” — Halikarnas Balıkçısı
- 2
Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer
“Ben depoya güzel bir portatif eczane ısmarlayacağım.” — Mahmut Yesari
- 3
askerlikOrdu mallarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer; debboy
“Gelibolu civarında Akbaş mevkisinde bir cephane deposu vardı.” — Atatürk