Köken: Arapça derece
- 1
isim► aşama
“Hukuk tahsilini Paris'te bitirmiş, birinci derece diploma almıştı.” — Ömer Seyfettin
- 2
edat► kadar
“Beyoğlu'nda bu derece itibar görmemişti.” — Ercüment Ekrem Talu
- 3
fizikÖlçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri
“Sıcakölçerin dereceleri.”
- 4
fizik► ateşölçer
“Hastaların ateşini ölçen aletle, dereceyle ancak asker ocağında karşılaşabilirdi.” — Nâzım Hikmet
- 5
kimyaBir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim
- 6
matematikBir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi
“Dik açılar doksan derecedir.”
- 7
sporBaşarı gösterme