Köken: Farsça derd
- 1
isim► üzüntü
“Macit Bey’in eşi Nimet Hanım ona dostça davranıyor ve dertlerini paylaşıyordu.” — Hıfzı Topuz
- 2
► hastalık
“Hastayım, derdime verem diyorlar.” — Faruk Nafiz Çamlıbel
- 3
► ur
“Boynunda dert çıkmış.”
- 4
mecazSızlanma ile karışık dilek
- 5
mecazYapılmak istenen şey
“Valinin böyle bir derdi var mı, kaymakamın böyle bir derdi var mı?” — Muhammer Ferik
- 6
mecaz► sıkıntı
“Kalbimde daima bunun eksikliğini hissettim ama kimseye derdimi anlatamadım.” — Özlem Yalçınkaya