- 1
-i, fiilDolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek; kaplamak
“Bunu bilmek içimi kederle dolduruyordu.” — Adalet Ağaoğlu
- 2
Araç deposunu akaryakıtla tamamen dolu duruma getirmek
- 3
nesnesiz, fiilAteşli silahların içine mermi sürmek
“İki tabanca getirdiler, takır takır doldurdular.” — Falih Rıfkı Atay
- 4
nesnesiz, fiilBildirge, çizelge, fiş vb. basılı kâğıtların boş yerlerini tamamlamak
“Osmanlı tabiiyetini haiz Müslim diye, yol tezkeresi doldururlardı.” — Ömer Seyfettin
- 5
Yaşını, yılını bitirmek
“Yirmi yaşını dolduralı bir iki seneden fazla olmamıştı.” — Orhan Veli Kanık
- 6
Ses, koku yayılıp kaplamak
“Odanın içini kızarmış bir ekmek kokusu doldurmuştu.” — Sait Faik Abasıyanık
- 7
Belirli bir süreyi kaplamak, almak
“Balıkçılara yardım etmek bütün zamanını doldurmayınca kentin içerilerine, gecekondu mahallelerine gitti.” — Ayla Kutlu
- 8
-le, mecaz, fiilCanlılık kazandırmak
“Evi sade sesiyle değil vücudu ile de doldurdu.” — Haldun Taner
- 9
mecazBirini, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirmek
“Ah, biliyorum, biliyorum seni o gece doldurdular.” — Yakup Kadri Karaosmanoğlu
doldurmak ne demek?
fiil·9 anlam·9 harf·dol·dur·mak
“Doldurmak” Türkçede fiil olarak kullanılan bir kelimedir. Sözlükte 9 anlamı bulunur. En yaygın anlamı şudur: “Dolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek; kaplamak”. 9 harf ve 3 heceden (dol-dur-mak) oluşur.