Köken: Fransızca dose
- 1
isimBir ilacın bir defada veya bir günde alınması gereken miktarı; dozaj
“Ruhsal gerilimlerimiz varsa düşük dozda Diazem falan alın, hiç değilse...” — Çetin Altan
- 2
kimyaBir maddenin bir birleşiğe, bir karışıma giren veya girmesi gereken belli miktarı; düze, dozaj
- 3
mecazGenellikle bir davranış, bir konuşma vb.nde yeterli görülen ölçü; dozaj
“Çok ölçülü konuşur ve onun etrafındaki lakırtıları muayyen bir dozu geçmezdi.” — Reşat Nuri Güntekin