Köken: Farsça endīşe
- 1
isim► kaygı
“Bir kayıkta boş kalan son yere atlayıp Galata'ya geçerken kafası hem umut hem de endişeyle doluydu.” — İhsan Oktay Anar
- 2
► kuruntu
- 3
► niyet
“Hiç olmazsa kızının okuma masraflarını çıkarmak endişesiyle yukarıdaki odalardan birini kiraya vermeyi düşünmüşlerdi.” — Kemal Bilbaşar