Köken: Arapça eṭrāf · Telaffuz: etra:fı
- 1
isimYanlar, taraflar
“Her vakit oturdukları büyücek masanın etrafına yerleştiler.” — Peyami Safa
- 2
► çevre
“Meçhul kadın korka korka etrafına bakındı.” — Aka Gündüz
- 3
Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar; muhit
“Ama derdini etrafına anlatamıyordu işte.” — Sâmiha Ayverdi