Köken: Farsça ez + Arapça cumle · Telaffuz: e'zcümle
- 1
zarf, eskimişÖzet olarak
“Ezcümle, topraklarımızın altında metruk duran maden hazinelerini az zamanda işleterek milletimizin menfaatine küşade bulundurabilmek de ancak bu usul sayesinde kabildir.” — Atatürk
- 2
Başlıca olarak
“Ezcümle, ziyaretler münasip zamanlarda vuku bulmalıdır.” — Ömer Nasuhi Bilmen