Köken: Arapça fulān
- 1
zamirSöylenmesi istenmeyen veya gerekli görülmeyen bir özel adın yerini tutan kelime; filan, falanca
“Bana `falan geldi, falan gitti` diye anlatmaya başladı.”
- 2
isimCümlede belirtilen nesne veya nesnelerden sonra gelerek "ve benzerleri" anlamında kullanılan bir söz
“Hiç heyecan falan göstermiyor.” — Ömer Seyfettin
- 3
sıfatTarih, yer, kişi vb.nin önüne gelerek tekrarlanmak istenmeyen sözlerin yerine kullanılan kelime; falanca
“Falan tarihte, falan yerde, falan kişi ile gezerken sizi gördüm.”