Köken: Arapça fesād
- 1
isim► bozukluk
“Mide fesadı. Ahlak fesadı.”
- 2
Karışıklık, kargaşalık, ara bozuculuk
“Birçokları kahveleri fesat yatağı saymayı sürdürürler.” — Salâh Birsel
- 3
► hile
- 4
sıfatHerhangi bir konuda iyimser olmayan, kötü yorumlayan (kimse)
“Sen de ne fesat adamsın!”
- 5
sıfatKarıştırıcı, ara bozucu (kimse)
“Fakat gitgide içlerine uygunsuz adamlar ve türlü fesatlar karışmış.” — Necip Fazıl Kısakürek