Köken: Arapça firār · Telaffuz: fira:rı
- 1
isim► kaçma
“Bu gidişe firar denilmez, kurtuluşa gidiyoruz.” — Aka Gündüz
- 2
hukukBir sanık, tutuklu veya hükümlünün gözcülerin elinden kurtulması
“Bu ikinci firar teşebbüsünden sonra kendim de pişman oldum.” — Reşat Nuri Güntekin