Köken: Fransızca formule
- 1
isimGenel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı
- 2
Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek
“Cevap formülü son derece basit idi.” — Falih Rıfkı Atay
- 3
Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım
- 4
mecazÇıkar yol, tutulan yol, yöntem
“Her yerde yapılabilen bir şey yalnız formülleri, şekilleri değişir.” — Aka Gündüz
- 5
matematikBir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım
- 6
kimyaBir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram
- 7
kimyaBirleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı
“Karbonmonoksit CO formülüyle gösterilir.”