Köken: Arapça ġarīb
- 1
sıfatKimsesiz, zavallı olan
- 2
Yabancı, gurbette yaşayan; elgin
- 3
► acayip
“Aslında ben çok az konuşan biriyim. Dilimin böyle birdenbire çözülmesi çok garip.” — İnci Aral
- 4
ünlemŞaşılacak bir şey karşısında söylenen söz
“Demek Bekir böyle utangaç bir çocukmuş. Garip!” — Attilâ İlhan
- 5
mecazDokunaklı, hüzün veren
“Bir yabancı için dünyanın neresinde olursa olsun büyükşehir böyle garip bir yalnızlık duygusu veriyor.” — Halide Edip Adıvar